Fransa ve Suudi Arabistan öncülüğünde gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Uluslararası Konferans, Filistin Meselesine kalıcı bir çözüm arayışını ve iki devletli yaklaşımın ilerletilmesini hedefledi. Konferansın gündeminde, Filistin Devleti’ni tanıyan ülkelerin arttığı ve bu adımların bölgede barış sürecini tetikleyebileceği görüşü öne çıktı.

Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Gazze’deki çatışmaların durdurulması gerektiğini belirterek, artık bekleyemeyeceğimiz kesinlikte bir sonucun gerekli olduğunu vurguladı. Uluslararası toplumun ortak sorumluluğu ifadesiyle, adil ve kalıcı bir barışın inşa edilebilmesinin bu ortak çaba ile mümkün olduğuna inandığını dile getirdi.
Monako’nun Filistin Devleti’ni tanıma kararı kapsamında Prens II. Albert, ülkelerinin bu yönde adım attığını açıkladı. Monako’nun İsrail’in güvenliği ile Filistin halkının kendi devletine sahip olma hakkını dengeli şekilde savunduğunu belirtti ve “Bugün, İsrail’in varlığına olan sarsılmaz destekimizi teyit ederken Filistin’i uluslararası hukuk kapsamında tanıyoruz” dedi.

BELÇİKA Başbakanı Bart De Wever, Belçika’nın Filistin Devleti’ni tanıdığını duyurdu. İki devletli çözümü savunmayı sürdürdüklerini ve New York Bildirgesi’nin imzacıları arasında yer alarak bu kararı uluslararası alanda pekiştirdiklerini belirtti. İnsani yardım çalışmalarıyla bu kararı desteklediklerini ifade eden De Wever, Gazze’ye milyar avroluk insani yardım akışını artıracaklarını ve yerleşim hareketlerinin uluslararası yanıt gerektirdiğini vurguladı. “Filistin Devleti’nin olasılığını canlı tutmanın gerekliliğini teyit etmek için bu adım atıldı” sözlerini kullandı.
LÜKSEMBURG Başbakanı Luc Frieden, Lüksemburg’un Filistin Devleti’ni resmen tanıdığını açıkladı. Frieden, bu kararın sürecin sonu değil, umut ve diyaloğa bağlılığın başlangıcı olduğunu ifade etti. “İki devletli çözümü destekliyoruz; önümüzdeki yol kolay olmayacak, ancak bu tanıma kaybettiğimiz siyasi ufka ivme kazandırmayı hedefliyoruz.”

AVUSTRALYA Başbakanı Anthony Albanese, BM platformunda yaptığı konuşmada 21 Eylül’de tanınan kararın Hamas’ın silahlarını devretme ve Gazze’yi kontrol altında tutma taahhütleriyle bağlantılı olduğunu belirtti. “Filistin Yönetimi’nin demokratik reformlar ve kapsamlı yeniden yapılanma adımlarını hayata geçirmesi şarttır.” Diğer yandan, ülkesinin 1947’de İsrail’in kurulmasına destek veren dönemdeki konumunu hatırlatarak iki devletli çerçeveye bağlı kaldıklarını ifade etti.
MALTA Başbakanı Robert Abela, Malta’nın Filistin Devleti’ni resmen tanıdığını gururla ilan etti. Abela, bölgedeki çatışmaların derhal durdurulması gerektiğini ancak Hamas’ın Filistin’de bir rolü olmaması gerektiğini vurguladı. Malta ayrıca Gazze’deki insani kriz için acil ve kalıcı ateşkesi savunmaya devam edeceğini söyledildi. Abela, Filistinlilerin tek devlet ve tek hükümet yaklaşımını desteklediklerini, İsrail hükümetlerinin de sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirtti ve esirlerin serbest bırakılması çağrısını yineledi.


1
Musk’tan Avrupa’ya mesaj: Doğum oranı artmazsa yok olacak
53 kez okundu
2
Hamaney’den Çin’e çağrı: Stratejik işbirliği anlaşması uygulanmalı
49 kez okundu
3
İsrail: Hamas Sözcüsü Ebu Ubeyde öldürüldü
47 kez okundu
4
TikTok fenomeni ve ailesi kamyonette ölü bulundu
44 kez okundu
5
Filistin lideri Abbas ve 80 Filistinli yetkilinin vizeleri, BM Genel Kurulu öncesi iptal edildi
40 kez okundu