Gazze’deki trajedilerin ortasında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun mevcut destekçileriyle olan temasları sürüyor. Tel Aviv’de ağırlanan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kipa takan bir ziyaret sırasında bu ziyaretin sembolik mekanlarıyla sergilediği paylaşımıyla gündeme geldi. Özellikle Mescid-i Aksa çevresindeki arkeolojik kazı alanında düzenlenen tören, tarih ve siyasetin iç içe geçtiği bir sahneye dönüştü.

Konuşmalar arasında 1990’ların anekdotları öne çıktı. Netanyahu, 1998 yılında Osmanlı döneminde Kudüs’te bulunan ve İstanbul’a getirilen Silvan Yazıtı’nı, Mesut Yılmaz’dan isteğini iddia etti. “Müzelerimizde binlerce Osmanlı eseri var. İstediğin birini seç, Silvan Yazıtı ile değiştirelim.” teklifiyle başlayan bu sohbetin, dönemin siyasi dinamikleri nedeniyle reddedildiğini ileri sürdü. Erdoğan liderliğindeki seçmen kitlesinin tepkisinin bu kararı etkilediğini savundu.

“Bay Erdoğan, bu (Kudüs) bizim şehrimiz, sizin değil. Her zaman bizim şehrimiz olacak. Bir daha bölünmeyecek.” ifadeleriyle anekdotun yankıları sürerken, Siloam Yazıtı’nın ne anlama geldiği ve tarihi değeri tartışma konusu oldu.
SİLOAM YAZITI’NIN ÖNEMİ yazıt, yaklaşık 2.7 bin yıl öncesine uzanan bir tarihe sahip. MÖ 7. yüzyılda Kudüs halkının su ihtiyacını güvence altına almak amacıyla David Kalesi yakınlarında iki uçtan tünel kazılarak birleştirildi. İçme suyu için tasarlanan bu proje, kuzey ve güneyden bağımsız olarak başlatılan tünellerin ortada birleşmesiyle başarıya ulaştı ve bu olayın hatırası olarak taş bir kitabe bu noktaya yerleştirildi. Yazıt, eski İbraniceyle Fenike alfabesiyle yazılmıştır ve bugün Siloam olarak bilinen bu taşın öyküsü, Siyonizm’in sembollerinden biri haline geldi.

YAZITTA GEÇEN İFADELER bölümünde altı satırlık yazı yer alır. Burada kazıcıların karşılaştığı zorluklar ve tünellerin birleşmesinin betimleri, şu sözlerle tasvir edilmiştir: “Bu sesler karşılıklı birbirine bağıranların sesiymdi. Çünkü orada kuzey ve güneyden açılan tünel birleşiyordu. Ve o gün kanal açılmış oldu. Tünelin açılmasıyla her iki taraftaki işçiler ve kazmaları karşılaştılar.”
İSRAİL’İN YAZITI TALEPLERİ geçmişte de Doğu Kudüs’te bulunan bu yazıtı İstanbul’a getiren esere Türkiye’den para ve iade talepleri yöneltmişti. 2022’de Times of Israel bu konuyu doğrulayabilir nitelikte söz konusu yazıtın İsrail’e verileceği yönünde kaynağa dayalı iddialar ortaya atmıştı. Ancak diplomatik kaynaklar, Doğu Kudüs’ün Osmanlı toprağı olduğu ve bu bağlamda yazıtın Türkiye’ye ait olduğuna dair haberlerin gerçek dışı olduğunu belirtmişti. İsrail basınında çıkan haberler de benzer iddiaları yalanlamış, yazıtın Türkiye’den istenmesi yönündeki haberlerin yanlış olduğu ifadelerini içeren açıklamalara yer vermiştir.
1
Gaziantep Web Tasarım | SEO Uyumlu Profesyonel Çözümler
1028 kez okundu
2
EGDS denizleri kirletenleri affetmiyor
92 kez okundu
3
Başkan Altay: ‘Adliye – Şehir Hastanesi Raylı Sistem Bağlantısını Yıl Sonundan Önce Tamamlayacağız’
89 kez okundu
4
New York Buluşmasında Erdoğan’dan Türk-Amerikan Dayanışması Vurgusu
89 kez okundu
5
Ahilik Haftası 2025: Kırşehir’de Geleneksel Kutlama ve Kültürel Mirasın Yaşatılması
83 kez okundu