Karabük’te yaşayan 21 yaşındaki Fatma Nur Öztürk, doğuştan gelen nadir bir ürolojik durum olan ekstrofi vezika ve eşlik eden epispadias nedeniyle geçmiş yıllarda bir dizi operasyon geçirdi. Yakın zamanda yaşadığı ciddi karın ağrıları ile farklı sağlık merkezlerinden İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönlendirildi.

Hastaneye yatış ve ilk değerlendirme Burada Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Erkan Erkan ile Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Emin Erhan Dönmez ve ekipleri hastanın durumu üzerinde ayrıntılı tetkikler gerçekleştirdi. Vajen bölgede taşlar tespit edilince genç kız hemen yatışı yapıldı.
Operasyon anı ve şaşırtıcı sonuç 11 Eylül’de başlayan operasyon sırasında ekibi, vücudundan 287 adet taş çıkardı. Değişik boyutlarda taşlar, hem üroloji hem de jinekolojik onkoloji ekiplerinin uyumlu çalışmasıyla çıkarıldı. Ameliyatın ardından karın ağrıları azaldı ve Öztürk kendine geldi. Operasyonu gerçekleştiren uzmanlar, vakaların nadir olduğunu ve literatürde bu kadar çok taşın tek bir vakada nadir görüldüğünü belirtti.

Yaşadığı durumun etkileri ve hastanın sözleri Fatma Nur Öztürk, doğuştan gelen ekstrofi vezika nedeniyle idrarını tutmakta zorlandığını ve bu durumun günlük yaşamını ciddi şekilde etkilediğini ifade etti. “80-100 taş beklediğimizi düşünüyorduk, 287 taş çıktı” sözleriyle yaşadığı şaşkınlığı paylaşırken, doktorlara teşekkür etti.
Uzman görüşüyle vaka değerlendirmesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Erkan Erkan, hastanın 2004 doğumlu olduğunu, 50 binde bir görülen bu anomaliden ötürü çocuklukta da bir dizi müdahale geçirdiğini aktardı. Taşların vajinal boşlukta oluştuğu ve mesaneden vajene uzanan bir fistülün varlığı üzerine odaklandıklarını belirtti. “287 taş çıkarmak, literatürde çok nadir görülen bir olay” diye ekledi ve ilerideki yaşam için vajinal rekonstrüksiyon yapıldığını söyledi.

Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Dönmez’in açıklaması Op. Dr. Emin Erhan Dönmez, durumun vajinayı dolduran taşlar nedeniyle oluştuğunu açıkladı. Muayene ve sistoskopi ile tanı konduğunu, mesane tabanında vajene fistül benzeri bir bağlantının saptandığını belirtti. Ameliyatla birlikte vajende taşlar temizlendi ve idrarın vajende birikmesini önlemek amacıyla rekonstrüksiyon yapıldı. Literatürde benzer bir vaka bulunmadığını ifade etti.
Tanı ve ilerleyen planlar Doğumsal bir anomalinin ultrasonla saptanabildiğini anlatan Dönmez, hastaların multidisipliner bir merkezde doğum yaptırılması ve doğum sonrası mesane rekonstrüksiyonunun hızlıca planlanması gerektiğini vurguladı. Taşların çokluğu karşısında ekip, tekniğini dikkatli bir şekilde uygulayarak enfeksiyon riskini azaltmayı hedefledi. Taş sayısının bu kadar yüksek olması, ileride olası tekrarlara karşı dikkatli izlemeler gerektirdiğini gösteriyor.

“Tüm vajenin taşlarla dolu olduğunu gördük” ifadelerini paylaşan Dönmez, mesanedeki idrarın vajene akması ve uzun süren birikim nedeniyle taş oluşumunun gerçekleştiğini dile getirdi. Hastaların doğum sonrası reaksiyonları dikkate alındığında, en kısa sürede mesane rekonstrüksiyonunun yapılması gerektiğini belirtti. Taşların oluşumunun uzun yıllar boyunca yavaş yavaş gerçekleştiğini ve tek bir vakada bu kadar çok taşın görülebileceğinin literatürde nadir olduğunun altını çizdi.





1
Siirt’ten Başarılı Ağabey-Kardeş Böbrek Nakli Hikayesi: Tereddütsüz Fedakarlık ve Umut
46 kez okundu
2
Şeker Tüketimini Azaltmanın Vücutta Yarattığı Hayati Dönüşümler
42 kez okundu
3
Söğütçük Hünnapları: Büyük Fidanlerle Yükselen Üretim ve Doğal Yöntemler
41 kez okundu
4
Özgür Özel, ‘Adana’dan Silivri’ye Özgürlük’ yürüyüşünde: Gençlerle bir araya geldi!
41 kez okundu
5
Magnezyum Eksikliği ve Belirtileri: Zorluklar ve Erken Uyarılar
41 kez okundu