Gazze Şeridi’ndeki insanlar, savaşın ağır koşulları altında yaşamın en temel unsurlarını kaybetmiş durumda. Bölgenin büyük bir kısmı, yıllardır süregelen baskılar ve son dönemde artan saldırılarla gündemde olan tahliye emri baskısı altında yaşam mücadelesi veriyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana Filistinliler birlikte, bir yandan güvenlik endişeleriyle bir yandan da taşınan zorluklarla karşı karşıya kalıyorlar.

İsrail’in operasyonları nedeniyle Gazze’nin daracık alanında yaklaşık 360 kilometrelik sınırda, milyonlarca kişi için yer değiştirme ihtiyacı doğdu. Tahliye emirleri ve çeşitli saldırılar nedeniyle hayatlar giderek daha da zorlaşıyor; açlık ve çatışmalar günlük yaşamı çekilmez kılıyor.
İşgal altındaki alan ve nüfus baskısı söz konusu olduğunda, Gazze’nin yaklaşık %88’inin baskı altında kalmasıyla 2,3 milyon Filistinli, dar ve yetersiz bir alanda sıkıştırılıyor. Kentteki bazı noktalar ise yoğun saldırılarla karşı karşıya kalırken, insanlar güvenli bölgelere göç etmek zorunda kalıyor.

Geçtiğimiz aylarda yoğunlaşan hava saldırılarının ardından Gazze kentine yönelik kara operasyonları 15 Eylül itibarıyla başladı. Böyle bir süreçte, bölgedeki sığınmacılar arasında güvenli bir yer arayışı ve hayatta kalma mücadelesi birbirine karışıyor. İnsanlar, yaşam alanlarını savunurken aynı zamanda temel ihtiyaçlarını karşılamak için çaba gösteriyorlar.
Uluslararası dikkatler altında gerçekleşen bu süreçte, dünya gözlerini üzerine çevirirken, Filistinliler baskı ve yoksullukla mücadeleye devam ediyor. Açlık ve zorunlu göçlerin artmasıyla bir kesim, sınırlı taşıt imkanlarıyla yaklaşık 20 kilometrelik yolculuklar yapıyor; araçları olmayanlar ise yollara düşmek zorunda kalıyorlar. Hastalık, yaşlılık ve çocuklar da bu zorlu yolculukta en çok etkilenenler arasında yer alıyor.

Kaymakta olan göç ve insani kriz nedeniyle yaklaşık 400 bin kişinin güneye göç ettiği iddia ediliyor; yerel kaynaklar ise hâlâ yaklaşık 1 milyon kişinin kıtlık ve saldırılar altında yaşamını sürdürdüğünü belirtiyor. Sığınma noktaları daralırken, çatışmaların hedefi haline gelen orta kesimler de güvenli alan bulma konusunda büyük zorluklar yaşıyor.
Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar, güvenli bir istikamet olarak kabul edilebilecek alanların bulunmadığını işaret ederek, insanların güvenlik ve barış için savunmasız kaldığını vurguluyor.





1
Musk’tan Avrupa’ya mesaj: Doğum oranı artmazsa yok olacak
50 kez okundu
2
Hamaney’den Çin’e çağrı: Stratejik işbirliği anlaşması uygulanmalı
48 kez okundu
3
İsrail: Hamas Sözcüsü Ebu Ubeyde öldürüldü
43 kez okundu
4
TikTok fenomeni ve ailesi kamyonette ölü bulundu
42 kez okundu
5
Filistin lideri Abbas ve 80 Filistinli yetkilinin vizeleri, BM Genel Kurulu öncesi iptal edildi
39 kez okundu